röportaj

Huzura kavuşabilmek için 'bir yudum su'
07.12.2005
Arzu Haksun Güvenilir
Radikal

Anjelika Akbar 'Bir Yudum Su'da ortaçağ lavta müziğinden bir örnek de yorumlamış. Anjelika Akbar yeni albümü 'Bir Yudum Su'da sakin üslubunu koruyor. Sanatçı kendi dinleyicisini şöyle tanımlıyor: Huzuru arayanlar, meditasyon yapanlar, manevi arayış içinde olanlar...

Temiz beslenmek, içki ve sigara içmemek, hayvansal gıdaları en az seviyede tüketmek ya da hiç yememek, vücudu stresten arındırmak, meditasyon yapmak. Bunlar niçin gerekli sizce? Tabii ki hayatta olduğunuz müddetçe sağlıklı yaşayabilmek için. Ancak belki de hiç düşünmediğimiz bir cevabı daha var: iyi bir müzisyen olmak adına tüm bunlara dikkat etmek gerek. Konserlerinde seyirciyle diyalog kuran, yorumuyla insanların içindeki sese dokunup duygularını açığa çıkaran piyanist Anjelika Akbar'ın yaşam felsefesi de böyle. Kendisini bir boru gibi görüyor. Boru ne kadar temiz olursa iletilen müzik o kadar doğru akar.

İsmini daha çok etnik formlarda yaptığı 'Bach A L'Orientale' ile duyursa da, yaklaşık 10 yıldır yaşadığı Türkiye'de, hedeflediği dinleyici kitlesine ilk albümü 'Su' ile sahip olur. Bu dinleyici Akbar'ın klasik yorumunu sever. Müzikoterapi alanlarında çalışmalar yapan ve bu çalışmalarını yorumlarına katan bir klasik müzikçidir Akbar. Müziğin bir dil olduğunu, genellememek, kendi kültürel bağlamı içinde ele almak gerektiği görüşünü savunan piyanist ile, ilk albümündeki kitleyi hedefleyerek yaptığı son albümü ve müziğe bakışı üzerine konuştuk.

İlk albümünüz 'Su' ve yeni çıkan 'Bir Yudum Su', birbirinin devamı iki albüm. Müzikal anlamda bunları diğerlerinden ayıran ne?

'Su' klasik müzik albümü değil. Klasik müzik eğitimi almış biri tarafından bestelendi ama bu besteci için de kendi çizgisi dışında. Konservatuvar dönemimde ve daha sonra 20. yüzyıl armonisi içerisinde besteler yaptım. Böyle ilerlerken Türkiye'ye geldim ve birden bu tarz oluştu. Bir konuyu alıp, bir müzik formu ve dilinde doğaçlama yapıyordum. 'Su'yun tüm eserleri böyle çıktı. Sonra Rengim Gökmen ile tanıştım, senfonik yapıtlarımı da biliyordu. Bu eserleri de dinledikten sonra, Türkiye'de bunlarla çıkmamı tavsiye etti, yol açtı. İlk albüm büyük ilgi gördü. Arabada, çocukları uyuturken, ders yaparken dinlendi. Terapi içerikli çeşitli kullanma alanları da oldu. Bir zaman sonra benzer albüm çıkarmamın nedeni de bu.

Yani bu albümle de aynı dinleyiciyi hedeflediniz.

Belirli bir dinleyiciye hitap ediyorum aslında. Çocuklar, gençler, klasik müziği sevenler, hiç sevmeyenler. Onlar da bu müziği dinleyip birdenbire sevmeye başlıyor. Onu konserlerimde görüyorum. Yaşı ilerlemiş insanlar, huzuru arayanlar, me-ditasyon yapanlar, manevi arayış içinde olanlar... Bazı tıp adamları önemsemese de müziğin hastaları tedavide destekleyici bir yönü var: müzikterapi. Bir besteci ve yorumcu olarak bu konuyu değerlendirir misiniz?

Müzik terapisinin en önemli üstatlarından bir tanesi, İbn-i Sina. Üstelik Batı tıbbının da babası. Tıp adamları İbn-i Sina'nın gösterdiği yolda ilerledi ama üzerinde en fazla durduğu konuyu, müzikle tedaviyi kulak arkası etti. Ben tıp uzmanı değilim, ancak müziğin insan üzerindeki etksini yoğun biçimde konserlerimde görüyorum. Müzik muazzam bir güç ve onu kesinlikle es geçmemek gerekiyor.

Meditasyon albümü yapmayı düşünürseniz neler olur içinde?

Sırada o var. Ama sadece meditasyon yapanlara yönelik olmaz, sakinleşmek isteyenler, stresli hayatından başka bir soluk almak isteyenler için. Vokal önemli. İnsanın sesi kadar etkileyici bir güç yok çünkü. Doğu enstrümanları kullanabilirim, yaylı, üflemeli enstrümanlar da. Akustik sesler ağırlıkta olur, elektronik sesler de varla yok arasında...

'Bir Yudum Su'daki tüm besteler size ait, biri hariç, Masal. Bu ortaçağ lavta müziğini nasıl ve neye göre seçtiniz?

Daha modernleştirdim. Eşlikte daha farklı ve zamanımıza uygun tınılar kullandım. Bu eseri melodik yapısı itibarıyla çok modern buluyorum. 20 yıl önce keşfettim. Rusya'da bazı besteciler de kullandı. Çok sevilen film müziği ve şarkı oldu. Bu melodi hep beni besledi. Dostlarıma uzun yıllardır çalıyordum piyanoyla. Hep kullanmak istiyordum, kısmet 'Bir Yudum Su' albümüneymiş.

Bir Yudum Su/Anjelika Akbar/ Triolila