Mutlu Tönbekici
Yağmur damlalarının müziği: Anjelika Akbar
Günlerdir yağacakmış gibi yapıp yağmayan yağmur nihayet bu sabah yağmaya başladı.
Camlara vuran damlalarını tıpırtısını duyuyorum. Tıp tıpı... Tıp tıpı...Mutluluk
tıpırtıları... Artık yağmur yağdığı için mutlu olma günlerindeyiz zira. Kışların
kış gibi geçmediği tuhaf yıllara girdik.
***
Kendisi de bir su damlası kadar güzel olan piyanist Anjelika Akbar ise yağmur damlalarının
müziğini yapmış.
“Raindrops By Anjelika” albümün adı.
İki gündür başka hiçbir şey dinleyemez, duyamaz, izleyemez oldum. En ez 20 kere
dinlemiş olabilirim. Kendimi tümüyle kaptırdım. Tümüyle teslim oldum\’85 Ruhum bir
bulutun içinde tatlı tatlı gezinip duruyor.
***
Albümün adını hiç bilmeseydim de dinler dinlemez gözümün önüne yağmurlu bir şehir
gelirdi eminim.
Neresi tam bilmiyorum.
Diyelim İzmir Alsancak... Fil Pizza ile Sevinç arasındaki meydan...
Diyelim New York Manhattan... Tom’s Coffe Shop’un önü...
Diyelim İstanbul Erenköy.. Ethem Efendi Caddesi... Sıkışmış bir trafikte, tam köprünün
üstünde, altımdan tren geçerken...
Biraz yalnız, biraz hüzünlü, biraz üşümüş...
Biraz ıslanmış...
Biraz kırgın...
Ama gözlerim kuru... Çenem yukarıda...
Yürüyor olurdum...
Su birikintilerine inadına inadına girip, inadına inadına kendimi daha da ıslatıyor
olurdum... Sevdiklerimi, kaybettiklerimi ve kazanamadıklarımı düşünüp...
Açsam bir sandviç, bir tost veya bir dilim pizza alıp..
Toksam bir bardak çay, kahve veya salep...
Geleceğimin geçmişimden uzun olduğu günlerde aynı sokakta ıslak ıslak yürürken ne
düşündüğümü, ne hissettiğini hatırlamaya çalışıp...
Sonra bir güzel omuz silkip...
Gülümseyerek...
Kahvemi çayımı veya salebimi içe içe yürümeye devam ederdim...
***
Bu albüm, insana böyle hayaller kurduruyor.
Her parça bir başka film. Kimi zaman İzmir’deyim, kimi zaman Bursa’da kimi zaman
Taşkent’te... Kimi zaman bilmediğim bir şehirde.. Ama hep yağmur altında... Nedendir
bilinmez, kısa bir etek ve topuksuz çizmelerle... Ve elimde illa ki yiyecek, içecek
bir şey...
***
Kendisi yani Anjelika ise şöyle demiş albümü hakkında:
“Yağmur damlaları çünkü onlar benim için huzurum, ferahlığım, içsel dengemin ve
evrenin en güzel sesi. Ve yağmur damlaları en güzel bu şehirde.. İstanbul’da. Ben
yağmuru bu albümdeki gibi duyuyorum, tanımlıyorum ve yorumluyorum... 24 saat kelebeğe
göre bir ömür, insanlar için bir gün, benim içinse bir yağmur damlasının serüven
süresi... Duyduğum yağmur damlalarının sesini notalara kodladım ve yağmurun 24 saatini
anlattım...”
***
Albümde Haluk Bilginer sesiyle, Hürriyet yazarı Mehmet Yılmaz da piyanosuyla eşlik
etmiş Anjelika’ya.
Kendinize bir iyilik yapmak istiyorsanız Anjelika’ya teslim olun derim. Bu ruhen
kasvetli günlerde çok iyi geliyor.